Bafra Havadis – Bafra Haber, Asayiş, Spor

YARGILAYICI OLMAK BİZE NE KAZANDIRIR?

Merhaba sevgili okurlarımız…

YARGILAYICI OLMAK BİZE NE KAZANDIRIR?

İkinci kez tekrar karşınızdayım.

Konumuz yargı.

Bu gün bu konuyu işleyeceğiz.

Sizce yargı nedir?  

Öncelikle yazıma yargıyı tanımlamak ile başlamak istiyorum.

Yargı, kendi doğrularına kendi inanç kalıplarına, örf ve adetlerine göre kusur bulmak, eleştiride bulunmak.

Etrafımızda bu durumdan keyif alan, alışkanlık haline getiren ne kadar çok insan var öyle değil mi?

Ne kadar gönüllüyüz yargılamaya.

Peki bize bu hakkı veren kim?

Herkesin inancı, yaşadığı hayat tecrübesi, adetleri gelenek görenekleri farklı olan bir dünyada yaşıyoruz.

Herkes aynı olmak zorunda mı peki?

Bu duruma İnternette gezen bir resim ile örnek vermek istiyorum. 6 rakamının bir ucunda bir kişi diğer ucunda başka bir kişi duruyor ve biri bu rakam 6’dır diyor diğeri bu rakam 9’dur diyor.

PEKİ HANGİSİ DOĞRU?

Peki hangisi doğru? Bakış açılarına göre her ikisi de doğru.  

Bu örnekten de anladığımız gibi hayatta herkesin bakış açısı, algısı farklı. 

Peki yargılamak kişiye ne kazandırıyor?

Aslında hiçbir şey, hatta zarar veriyor.

Dini kitaplarda “Kına mayınız, kınadığınız şey başınıza gelmedikçe ölmezsiniz.” der.

Çünkü kişinin yargıladığı durum enerji bedeninde direnç oluşturur ve bu direnç onun hayatında bunu tecrübe edinmesine yaşamasına sebep olur.

Nasıl bunu yapar?

Hangi akılla?

Diye bir eleştiride bulunduğu zaman evren de kişiye bak nasıl oluyormuş gör, diyerek cevap verir ve bu deneyimi yaşatır.

Hani deriz ya bazen, “Ben daha önce bu konuda birini yargılamıştım aynı olay benim başıma geldi.” diye? 

Peki bizim ne kadar hakkımız var yargılamaya? Biz çok mu mükemmeliz.

Herkesin hayatında bir ruhsal yolculuk, alacağı dersler ve tahammül süreci var.

Aslında farkında olmadığımız en önemli şey karşımıza çıkan her insanın bize ayna olduğu ve bizi yansıttığıdır.

Çünkü neye nasıl bakarsan öyle görürsün. 

Sevgiyle bakan bir göz hiç kötü görebilir mi?

Biz hepimiz farklı renklerle bir gökkuşağı oluşturuyoruz, bu dünyada.

Hepimiz Yaradan’dan birer parçayız.

Onun özenip yarattığı kullarız.  Hepimizin bu hayata bir katkısı var.

Tüm insanlık birbirimize eterik bağlarla kordonlarla bağlıyız.

Yani birimizin acısı hepimizi etkiliyor.

Şimdi sormak istiyorum, “Kendimize her gün ben kimim?”

Bugün insanlık için nasıl bir katkı yapabilirim? diye sorsak,

herkesi olduğu gibi alıp kabul etsek, saygı duysak etrafımıza sevgi enerjisi yaysak bu dünya nasıl bir yer olurdu? 

Bir Güneş doğsa dünyaya Pırıl Pırıl, Işıl Işıl Tüm kalpleri ve beyinleri aydınlatsa, kalmasa karanlık bir yer, her yer aydınlık her yer sevgi olsa!

Ne güzel olurdu değil mi?

Bunun olabilmesi için neler mümkün?

Bu gün, “YARGIYI İŞLEDİK” önümüzdeki yazımda tekrar birlikte olmak dileğiyle, kendinize çok iyi bakın.

Yasemin AKYÜZ

Yaşam Koçu & Enerjik Bilinçaltı ve Beden Terapist Uzmanı

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ