Bafra Havadis – Bafra Haber, Asayiş, Spor

BELEDİYE BAŞKANI KILIÇ İLE İLGİLİ BANA KİMSE GELMESİN!

Sevgili Okurlarımız…

Hiç kuşkusuz zor günlerden geçiyoruz…

Gerçekten sıkıntılı ve bunalımlı günlerden geçiyoruz.

Sakın pes etmeyelim…

Sakın karamsar olmayalım…

Çünkü hayat devam ediyor…

Çünkü sorumlu olduğumuz her birimizin birer aileleri var.

Çünkü bizi seven, bize saygı duyan “BİZE CAN DİYEN” Can dostlarımız var.

Şimdi diyeceksiniz ki, “İyi güzel de sen ortamı görmüyor musun veya haberdar değil misin?”

Görmez olur muyum?

Ne yapayım?

Ruh sağlığı karartacak, sizleri bunalıma sokacak, sizleri dolduruşa getirecek yazı mı yazayım?

Bu mümkün değil.

Sevgili Okurlarımız…

Böyle ortamlarda hiç kuşkusuz Belediyeler, Belediye Başkanları mutlaka ellerini taşın altına değil, göğsünü, kalbini taşın altına koymalıdırlar.

Zira evine ekmek götüremeyen, borcunu ödeyemeyen bir dünya insanımız var.

Elektrik faturası, su faturası, evine tüp alamayan, çocuğuna okul harçlığı veremeyen, borcundan dolayı evine, iş yerine icra gelen kardeşlerimiz var.

Şimdi diyeceksiniz ki; “Belediye Başkanı Hangi birisine baksın?”

Sakın böyle bir ifade kullanmayın!

Ne demiş Süleyman DEMİREL; “Demokrasilerde çare tükenmez!”

Demem o ki; “Belediye Başkanlığı Koltuğu Makam koltuğu değildir!”

Belediye Başkanlığı koltuğu ; “Hizmet Koltuğudur!”

Sevgili Okurlarımız…

Peygamber Efendimiz (S.a.v); “Yanı başında komşusu açken tok olarak geceleyen kişi (olgun) mü’min değildir” buyurmuştur.

Ne kadar da güzel bir mesaj vermiş.

PEKİ BELEDİYE BAŞKANI NE YAPMALI?

Sen Bafra’nın Belediye Başkanısın.

Proje üreteceksin!

Onun öncesinde fizibilite yapacaksın.

Nedir fizibilite; “proje öncesi bir fikir alışverişidir.”

Şimdi bazıları şöyle diyebilir; “Sayın ALAÇAMLI, Belediyenin bütçesi mi var? Memur ve işçi Maaşlarını zar zor ödüyor.”

Bunu bana kimse söylemesin!

Bu acizliktir…

Bu çaresizliktir…

Bu tükenmektir…

Sen Belediye Başkanısın.

Toplayacaksın Meclisini ve Kendine yakın çalışma arkadaşlarını bir fizibilite yapacaksın ve diyeceksin ki; “Ey arkadaşlar, Şimdi birlik zamanı. Şimdi dirlik zamanı, Şimdi sen ben davası yok!!!  Biz Bafra ilçemizi yönetiyoruz. Bizim işimiz sadece yol yapmak, temizlik yapmak değildir. Bizim işimiz bu zor günlerde tek yumruk olup İlçemiz de yaşayan mağdur insanlarımız için ne yapabiliriz zamanıdır.”

Sevgili Okurlarım…

Şimdi diyeceksiniz ki hem Belediye de para yok diyorsun hem de Meclisi topla diyorsun, konuşma yap diyorsun.

Bu Başkan bu Meclis ne yapabilir ki?

Buraya Dikkat edin!

Ben Meclisten para toplayın demiyorum!

Diyorum ki; “Belediye adına Bankadan bir hesap numarası açın, gidin iş adamlarına mağdur kardeşlerimiz için katkı yapmak istiyoruz, Lütfen bu hesaba para yatırın.”

Bakın parayı kimse almayacak!

Belediye Başkanı Bizzat bu işin takipçisi olacak.

21 mahallede ki muhtarlarla biran evvel görüşülüp, mağdurların isim listesi istenecek.

Şimdi şöyle diyebilirler; “Muhtarlara ne gerek var, biz böyle bir şey yapacaksak bu listeyi Bafra Sosyal Yardımlaşma Vakfından da alabiliriz.”

Yahu bırakın Sosyal Yardımlaşma Vakfının işini.

Zaten Sosyal Yardımlaşma Vakfı, Kaymakam Cevdet ERTÜRKMEN önderliğinde fakir ve fukaralara, hali vakti iyi olmayanlara mevcut imkanlarla bir şeyler yapma çabasında.

Siz işin kolayını bulmuşsunuz…

Gariban size geldiğinde şöyle diyorsunuz; “gidin sosyal yardımlaşma vakfına, mazeretinizi ve ihtiyaç hususunu bir dilekçe ile verin.”

Bu mudur?

Hani bir söz vardır; “Vurun Abalıya…”

Sosyal Yardımlaşma Vakfında binlerce isim var.

Bu vakfa gelen paranın aylık limiti zaten ortada:

SİZ NE YAPACAKSINIZ SAYIN BAŞKAN?

Şimdi boş oturma zamanı değil.

Zaten kış aylarına girdik.

Bu aylarda yol mol yapılmaz.

Şimdi görev zamanı.

İnsanımıza sahip çıkalım.

Çıkalım ki, hem içimiz huzur bulsun, hem vicdanen rahatlayalım, hem de görevimizi yapabilmenin onurunu yaşayalım.

HAMİT KILIÇ İÇİN BANA KİMSE GELMESİN!

Sevgili Okurlarımız..

Hamit KILIÇ, Belediye Başkanlığı öncesi de yanılmıyorsam 9 ay kadar da vekillik yapmıştı.

Daha sonra Belediye Başkanı seçildi.

O koltuğa oturduğu günden bugüne kadar, Ben İbrahim ALAÇAMLI Kardeşiniz olarak Bafra Belediyesine tek bir fatura kesmediğimi bir kez daha kamuoyu ile paylaşmak istiyorum.

Diyeceksiniz ki neden?

Nedeni var mı?

Hamit KILIÇ, Bizimle Çalışmaya hep soğuk baktı.

Yanılmıyorsam Dört ay önce beni ziyaretinde “Sen de Belediye Haberleri yap, Her ay faturanı kes” demişti.

Ben de kendisine; “Sen, Belediye Başkanı olduğun müddetçe yemin ettim, Tek kuruş fatura kesmem. Ne de çalışırım.”

Cevabı şu olmuştu; “Bir gün oruç tut yemin bozulur.”

Allah yazdıysa bozsun…

Demek ki biz bu adamın gözünde Gazeteci kimliğimiz yok.

Hadi beni bırak, Oğlum Bünyamin ALAÇAMLI Karadeniz Haber sitesiyle tüm Karadeniz’e yayın yapıyor.

Canlı yayınlar da buna dahil.

Benim oğlum bir yıl önce Hamit KILIÇ’ı ziyarete gitmiş…

Ona şöyle demiş; “Başkanım, bizimle de çalış, bize de destek ver.”

Aldığı cevap; “Biz sizinle çalışmıyoruz.”

Oğlum bana bunu daha sonra söylediğin de yemin ederim Dünya başıma yıkıldı.

Kıyameti koparttım.

Neden bana sormadan gittim dedim.

Çok kızdım!

Ben zaten yüzüne söylemiştim; “Sen Başkan olduğun sürece benim Bafra Belediyesi ile işim olmaz.”

Sevgili Okurlarım…

Bana Şöyle diyebilirsiniz; “İbrahim Bey siz, Hamit KILIÇ ile Başkan olmadan önce hiç görüşmüyor muydunuz? Bir dostluğunuz yok muydu?”

Ben bu soruya cevap verirsem kendimi küçültürüm ama şu bilinsin ki; “Hayat devam ediyor.”

Beni tanıyan iyi bilir…

Ben her işimi yasal ve hukuk çerçevesi içerisinde yaparım.

Onurum için ve gururum için. Şayet aptal yerine konulduğumu hissedersem…

Tabi ki çok üzülürüm.

Geçmişte bir siyasi beni kayda almamıştı.

Sonuç mu…

Kendisine siyasi olarak gerekli cevabı vermiştim.

Sevgili Okurlarım…

Zaman zaman Gazeteciler Derneğimize vatandaşlar Hamit KILIÇ ile ilgili benim yanıma gelerek, bazı ricalarda bulunuyorlar.

Ve Şöyle diyorlar; “İbrahim Kardeşim veya Ağabey, Oğlumu veya kızımı Belediye’de işe koymak istiyorum veya Kendi başımı sokacak kadar küçük bir ev başlatmak istiyorum. Başkanı arayıp da bize yardımcı olmasını rica eder misin?”

Tabi ki çok üzülüyorum…

Gelenler gerçekten mağdur.

Riya olmasın Mevut imkanlarım ile ve bazı dostlarımı arayarak bu kardeşlerimize karınca kararınca katkıda bulunmada çabalıyorum.

Ve onlara diyorum ki; “Kardeşim, Bu adam beni sevmez, Siz başkasını devreye sokun veya Ak Parti’ye gidin veya meclis üyelerine gidin. Şayet diyelim ki ben aracı oldum. Başkanı aradım, sizin olabilecek işinizi de ben aradım diye yapmayabilir” Cevabını veriyorum.

Demem o ki; “Seçimlere az kaldı, bu konuyu açmayacağım.”

Hele bir seçim zamanı gelsin…

Bizler de SATRANÇI iyi oynarız…

Bu konuda da baya bir tecrübemiz vardır!

BİLHASSA SATRANÇ KURALLARINI DA İYİ BİLİRİZ.

BU MAHARET İSTER, USTALIK İSTER, DÜŞÜNCE VE FİKİR OYUNUDUR.

OYUNA HER ZAMAN BEYAZ TAŞLARLA BAŞLANIR.

HER OYUNCUNUN 16 TAŞI VARDIR.

BUNLARDAN SEKİZİ PİYONDUR.

BU PİYONLAR NE HİKMETSE HEP İLERİDE YER ALIRLAR.

İKİ TAŞ AYNI KAREDE YER ALMAZ.

YANİ BİR İPTE İKİ CAMBAZ OYNAMAZ.

HER OYUNCU SIRA ONA GELDİĞİNDE HAMLE YAPMAK ZORUNDADIR.

BUNUN İÇİNDE ACELE ETMEMEK GEREKİR.

YOKSA GOLÜ YERSİN…

BU ARADA UNUTMADAN SEÇİMLERE DE AZ BİR ZAMAN KALDI.

SATRANÇ OYUNUNDA DA SÜRE SINIRLAMASI YOKTUR.

SON OLARAK SATRANÇ OYUNUNDA Kİ EN DEĞERLİ TAŞ “ŞAHTIR BEYLER”

Geçmişte Ana vatan Partisi zamanında 5(Beş) yıl Belediye Meclis Üyeliği yaptım.

Yönetim Kurulu Üyeliklerinde bulundum.

2004’de Belediye Başkan Adayıydım.

Demek oluyor ki, Ben az çok bu Siyaseti fazla olmasa da öğrendim.

Sadece şunu söyleyeyim; “Belediye Başkanı Adayı olabilmek için, İlçe teşkilatlarıyla uğraşmayın.

Direk bu iş Ankara’dan bitiyor.”

Bilhassa Siyasi kimliği olan kardeşlerimiz benim bu yazımı çok iyi değerlendirecektir.

SON SÖZ…

BEN HER ŞEYİN FARKINDAYIM, GÜLHANE PARKINDA DEĞİLİM”

Son bir Dipnotum var; “BENİ KARDEŞ OLARAK, AĞABEY OLARAK, BİR BÜYÜK OLARAK EN ZOR GÜNLERİMDE BIRAKMAYAN, MADDİ MANEVİ DESTEK VEREN KARDEŞLERİME SONSUZ SAYGI VE SEVGİLERİMİ GÖNDERİYORUM. İYİ Kİ VARLAR…”

UNUTMAM VE DE UNUTTURMAM

Hoşçakalın…

 

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
  1. Bafrali dedi ki:

    Kibirden gözleri kör olmuş üç günlük dünyanın makamına aldanmışlar yazık…

BİR YORUM YAZ