Bafra Havadis – Bafra Haber, Asayiş, Spor

YETER ARTIK GINA GELDİ!

Sevgili Okurlarım…

Başlığı gördünüz.

Sizce ben bu başlığı neden atmışımdır?

Benim şahsi problemim yok…

Şükürler olsun ama Ülke insanımızdan haberiniz var mı?

Sevgili Okurlarım…

İyi, kötü hemen hemen her evde TV var.

7/24 Ulusal televizyonlar aralıksız olarak yayınlarını sürdürüyor.

Akşam eve gittiniz, yemeğinizi yediniz… hele şu televizyonda ki haberlere bir bakayım dediniz…

Bir kanal açtınız… haber şu; “Korkunç cinayeti kim işledi?

Bir başka kanalı açıyorsunuz ;”Karısını halkın gözü önünde defalarca bıçakladı.”

Üzülüyorsunuz… Zaten yorgun eve gelmişsiniz. Bu kez başka bir kanala geçiyorsunuz…

Ortaya siyasetçiler çıkmaz mı?

Bildik ifadeler temcit pilavı gibi…

Başlıyor konuşmaya…

128 Milyar Nerede?” Bir kez daha moraliniz bozuluyor.

Başka bir kanala geçiyorsunuz…

Bu kanalda da; “İşsizlik hat safha da

Gençlerin ve insanımızın iş bulamadığını anlatıyorlar.

Başka bir kanala geçiyorsun bu kez de; “Emekliler bangır bangır bağırıyor: Geçinemiyoruzzzzzzzzz”

Nasıl olsa elden kumanda elimiz de.

Bu kez başka bir kanala geçiyoruz. Haber şu ;”Suriyelilerden sonra şimdi de Afganlılar İran sınırından Türkiye’ye koşar adım geliyorlar.”

Dün akşam TV’ye baktım haber şu; “LPG’YE ZAM GELDİ.”

Psikolojim bozuldu ama İnsansın işte Ülkemde ne var ne yok öğrenmek istiyorsun.

Sorumluluğumuz var…

Sadece benim değil hepimizin sorumlu olduğu insanlarımız var.

İnat ya başka kanallara geçiyorum belki güzel bir haber görür, bulur ve moralim düzelir diye düşünüyorum.

Bu kez de bu kanalda Sedat Peker’in açıklamaları çıkmaz mı?

Hemen akabinde siyasiler deklarasyon yayınlıyor; “Bu Ülkede savcılar ne iş yapar? Uyuyorlar mı?”

Açıklama yaptıklarını görüyorum…

Bir başka kanala bakıyorum orda da şu haber; “Cumhurbaşkanı, Faizler düşecek dedi.”

Sen misin diyen?

Bu açıklama sonrası dolar yükselmez mi?

Allah Allah diyorum hiç mi güzel bir haber olmaz?

Şu kanalı açayım istiyorum…

Açtım bir de ne göreyim; “Otobüs devrildi, şu kadar ölü şu kadar yaralı var”

Üzülüyorsun…

Nasıl üzülmezsin?

Ülkem insanları, her birinin aileleri var.

Moralim bozuluyor.

Başka kanala geçiyorum.

Haber şu; “Terör yine boş durmadı. Şu kadar asker şehit, şu kadar da terörist öldürüldü”

Yine üzülüyoruz…

Şehitlerimize dua ediyoruz.

Anne babalarına baş sağlığı diliyoruz.

Başka bir kanalı aradım ve buldum.

Kendi kendime şöyle dedim; “ Bu kanal kesin güzel haber verir. Ama yine hayal kırıklığına uğradım.”

Haber şu; “Türkiye’nin yüzde kırkı aşı olmaktan kaçıyor…”

Hani meşhur Koronavirüsümüz var ya…

Düşünüyorum…

Biz aşılarımızı oluyoruz da bunlar neden olmuyor?

Bunlar acaba bizden akıllı mı?

Yoksa bir bildiklerimi var?

Sonra kanalları gezerken bir Uzman şu açıklamayı yapıyor; “Yoğun bakımlar ve acil servisler koronavirüs hastaları ile doldu. Günlük ölüm sayısı 175’e yükseldi. Hastanelere gelen Koronavirüs hastalarının yüzde doksan beşi aşısız kişilerden oluşuyor. Bunların çoğu da genç”

Burada dikkatimi çeken husus; “iyi ki de aşı olmuşuz diye seviniyorum.”

Espri bir tarafa, aşı olanlar da sıkıntı yok, şikayet de yok.

Aşı olanlar paşalar gibi hayatlarını devam ettiriyorlar.

Yani aşı olduk diye sosyal mesafeye dikkat etmeyecek miyiz?

Maske takmayacak mıyız?

Hijyenden uzak mı duracağız?

Bizler aşıyı kendimizi korumak, ailemizi korumak ve çevremizde ki merhaba dediğimiz insanlara bulaştırmamak için yaptırdık.

Sevgili Okurlarım…

Bir hususta esnaflarımızın sorunu.

Hemen hemen TV’lerin haber bültenlerin de yer almadığı bir gün yok.

Bir siyasetçi şöyle açıklama yapıyor; “esnaf batmış, bitmiş, borçlarını ödeyemiyor, icaraya düşmüş” gibi açıklamalar da hepimizi derinden yaralıyor.

Ha, bu da icra işlemlerine bakan avukatların işlerini yarıyor.

Maşallah gözümüz yok.

Onlar bari iş yok diye feveran etmesinler.

Sevgili Okurlarım…

Aslında daha neler var neler…

Bilhassa Orman yangınları ciğerlerimizi yaktı.

Orman demek, nefes almak demek.

Orman demek, oksijen demek.

Hangi birini sayayım?

Onlarca dekar ormanın yanında binlerce ev de bu yangınlarda kül oldu.

Bunun öncesinde Karadeniz’de ki sel felaketlerini gördük.

Şimdi sizlere soruyorum; “Yüce Rabbim Türk milletine yani hepimize öyle bir sabır vermiş ki, biz bu gelişmelere hep hoşgörü ile yaklaştık. İşimizi devam ettirmeye çalıştık. Ekmeğimizin peşinden koştuk”

İyi güzel de bilhassa son yıllarda bu afetler, bu sıkıntılar başımıza neden geliyor acaba?

Bunu hiç düşündük mü?

Kabahatı doğaya mı bulmamız gerekir?

Bizim hiç mi suçumuz yok?

Rabbim Türk Milletini ve İslam Alemini korusun…

Rabbim her birimizi muhanete muhtaç etmesin.

Dostlarımıza da mahcup etmesin…

Rabbim Milletimizin yardımcısı olsun.

Esen Kalın.

 

 

 

 

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ