Bafra Havadis – Bafra Haber, Asayiş, Spor

AKS TV NEDEN KAPANDI EFENDİLER?

İBRAHİM ALAÇAMLI YAZDI…

Sevgili okurlarım…

AKS TV Samsun’umuzun tek ulusal televizyonuydu…

2005 yılında yayın hayatına başladı…

Bu televizyon 14 yıldır kesintisiz ulusal bazda yayın yaptı.

İyi güzel de koskoca Samsun ve bölge bir televizyonuna sahip çıkamaz mı?

Sizce reklam mı alamadılar?

Soruyorum!

Masrafları mı karşılayamadılar?

Bu televizyon güçlü bir isme aittir…

İsmi önemli değil.

Ekonomik gücü olan bir kişidir.

Adam ne yapsın?

Hep cepten! Hep cepten!

Bir yere kadar…

Merak ettim!

Halen de ediyorum…

AKS TV neden kapansın?

Samsun bir televizyonuna sahip çıkamaz mıydı?

Aslında Samsun ve bölge halkı AKS TV ye kurulduğu günden beri hep sahip çıkmıştı!

O zaman ne oldu da bu televizyon ekranı kararttı?

NEDENLERİNİ TEK TEK AÇIKLIYORUM…

Sevgili okurlarım…

Ben İbrahim ALAÇAMLI kardeşiniz olarak, bu televizyonda tamı tamına 7 yıl Program yaptım…

Şöyle ki, programları satın aldım; her ay televizyona ödeme yaptım.

Ödemelerimi bir gün dahi aksatmadım

Öncelikle şunu belirteyim…

Bu televizyonun sahibi Abdullah Şahin’dir

Eşi Bafralıdır…

Ben AKS TV ile anlaşmayı Genel Yayın Yönetmeni ile değil, direk olarak televizyonun sahibi Abdullah Şahin beyle yapmıştım.

Benim muhatabım Abdullah beydi…

Anlaşmıştım…

Ödemelerimi ifade ettiğim gibi tıkır tıkır yapıyordum…

AKS TV’nin adını bırakın Türkiye’yi Dünya’ya duyurmuştum

Bu bir gerçek!

Tüm bölgeyi adım adım gezmiştim…

Halka inmiştim…

Halkın sorunlarını dile getirmiştim…

Her şeyden önce programlarımda samimi idim…

Halk beni sevmişti…

Çünkü halkın her zaman duygularına tercüman olmuştum…

Çok mücadele verdim…

Bir gün bir program yapmıştım…

AKS TV ye tebrik telefonları yağmış…

Hatta o dönemin televizyon sahibi Abdullah Şahin beyi bile aramışlar.

Tebrik etmişler.

Dahası televizyonu satın almaya kalkmışlar.

Abdullah bey, bu konu ile ilgili beni davet ederek, görüş alış verişinde bulunmuştu.

AKS TV ye o zamanın parası 1 trilyon 200 milyar verdiklerini söylemişti.

Ben kendisine şöyle demiştim;

“Abdullah bey benim geldiğimde siz televizyonu 800 milyara satmayı düşünüyordunuz. Ben size sakın satmayın! Şayet satacaksanız, daha yüksek fiyatlara satın demiştim.”

O da sağ olsun, benim sözlerime kulak vermiş olacak ve beni dinlemiş olacak ki; satmaktan vaz geçmişti.

Gerçekten birbirinden güzel programlara imza atıyordum.

Ancak gel gör ki; televizyon içinde görevli hadi yetkili diyelim “onun yan ürünleri” benimle uğraşmaya başlamışlardı.

Benden çok rahatsız olmuşlardı.

Beni Abdullah Şahin beye sürekli jurnalliyorlardı.

Bir gün Abdullah Şahin bey, bendenizi AKS TV ye davet etti.

Konu önemli denildi…

Hemen gittim…

Bana şöyle demişti;

“İbrahim bey, işte sen falan kişiden şu parayı almışsın. Filanca kişiden şu parayı almışsın. “ gibi benzer ifadeler kullanmıştı.

Ben de kendisine şöyle cevap vermiştim;

“Abdullah bey, beni size kimlerin jurnaladığını çok iyi biliyorum. Ama ben onların ne kadar size yanlış yaptıklarını bildiğim halde söylemedim. Söylemezdim de! Zira sizin bilmeniz hissetmeniz ve görmeniz lazımdı. Ben eğer bir kişiden para almışsam, kesin olarak ona programda yer vermişimdir. Hem alsam bile sizi ilgilendirmez ki!  Zira ben programları sizden satın alıyorum! Paranızı da yani ödemelerinizi de aylık olarak muhasebecinize tıkır tıkır ödüyorum. Burada yanlış olan nedir?” dediğimde Abdullah bey bana şu cevabı vermişti;

“İbrahim abi, ki bana abi derdi; bu konuşma esnasında Şükran hanım da vardı. Çok özür dilerim. Haklısın… Bunu düşünemedim. Sen programlarına devam et.”  Demişti.

Ben de kendisine şöyle cevap vermiştim;

“Abdullah bey, ben şu andan itibaren programlarım bittiği an AKS TV ile ilişkimi kesiyorum. Ancak sizin adınıza üzülürüm ki, birileri sizi benden sonra da sabote edecektir. Ki o malum kişileri hemen hemen herkes bilir!” demiştim.

Abdullah Şahin bey gönlümü almak için ricada bulundu, özür diledi…

Biz kendisiyle kucaklaştık. Zaten abi kardeş gibiydik.

Ben programlarıma kaldığım yerden devam etmiştim.

Hele bir programcı vardı;

Bir gün Vezirköprü’ye gittik, onu öyle anlattılar ki, bunları Abdullah bey duysa kafayı yerdi!

Buna rağmen ben yine jurna yapmadım!

Çünkü benim karakterime dedikodu yapmak yakışmazdı.

Bunlar malı tam götürmüşler, ben gıdım gıdım almışım ve programlarda yer vermişim, buna rağmen benden rahatsız olmuşlar.

Her neyse…

Yaptığım programlar ses getirmeye devam etti.

Yine bir gün Abdullah bey beni davet etti.

Kendi ofisinde yaklaşık 2 saat konuştuk…

Bana televizyonu bir iş adamına ki sizler onu iyi biliyorsunuz; 1 trilyon 800 milyara sattığını söyledi.

Bende kendisine HAYIRLI OLSUN demiştim.

Şu işe bakın!

Benim ilk başladığımda televizyonu satmak için 800 milyara kadar düşüren Sayın Abdullah ŞAHİN, benim programlarımla birlikte rakamı 1 trilyon 800 milyara çıkartarak İş Adamına televizyonu sattı.

Kendi malıdır…

Hayrını görsün…

O da çok mücadele verdi…

Daha sonra yeni Yönetim televizyonun başına GÜLER KAZMACI hanım efendiyi getirdi.

Burnundan kıl aldırmıyordu.

Entelektüel bir karakterdi.

Bizim jurnacılar, bu kez yine boş durmayıp Güler KAZMACI hanım efendiye, beni jurnalamışlar

Yani kötülemişler, karalamışlar…

Bana bir telefon geldi..

Şöyle denildi;

“İbrahim bey, Güler KAZMACI hanım efendi, sizinle çalışmak istemiyor.”

Ben de nazik bir dille arayan kişiye teşekkür edip, Güler KAZMACI hanımefendiye yeni görevinde başarılar dilerim mesajımı iletmelerini istemiştim.

Ancak Sayın KAZMACI bu işi götüremedi…

PAKET YAPTILAR…

Görevden aldılar…

Yeni Yönetim geldi…

Beni tekrar aradılar.

Program yapmamı istediler.

Ben KESİNLİKLE KABUL ETMEDİM!

Etmezdim de!

Ben Abdullah Şahin beyle birlikte bu işe NOKTAYI KOYMUŞTUM.

Peki Abdullah şahin bey, benimle ilgili AHDE VEFAYI biliyor mu?

Bence hiç BİLMEDİ!

Onun amacı bir an önce bu televizyonu elden çıkarmaktı.

Bizlerde hatırı sayılır bir PARA almasına vesile olduk.

Helali hoş olsun.

Gözümüz yok…

Ancak üzüldüğüm nokta bırakın AKS TV Yönetimini, Abdullah ŞAHİN bey, o günden sonra bir kez dahi bendenizi arayıp HAL HATIR SORMADI!

Aslında helalleşmemiz gerekiyordu.

Bana şimdi sorsanız;

“Hakkınızı helal ettiniz mi?

Ben de cevap veriyorum;

“Arayıp sormadığı için, ahde vefayı bilmediği için, Hakkımı Helal Etmiyorum!”

Gelelim AKS TV’ nin kapanma olayına…

Sizlere yukarıda Yöneticilerle ilgili bazı mesajlar vermeye çalıştım.

Halka inemediler.

Halka yukarıdan baktılar.

Kibir yaptılar!

Kibre kapıldılar!

Ne mi oldu?

Sonuç ortada…

HELAK OLDULAR…

Onun için hiç kimse Samsun halkına, Samsunlu İş Adamlarına kızmasın kardeşim…

Yaklaşım göstermediler…

Samimiyetten uzaktılar…

Bugün ne mi oldu?

HEPSİ İŞSİZ KALDI…

Aslında içlerinde pırıl pırıl kardeşlerimizde vardı

Ben onlara acıdım…

Onlara üzüldüm…

Asıl ŞEYTANLAR ortada yok!

Sanki AKS TV, babalarının malıydı…

Çok üzgünüm… Hem de çok…

Aslında yazılacak o kadar çok olaylar var ki, ben üstü kapalı imalarda bulundum

Samsun’un bir evladı olarak tabi ki üzgünüm…

Samsunspor’umuz 2. Lig’de, taraftar Yönetime inanmış, son maçta 30 bine yakın taraftar maçı izlemiş…

Ama Samsunspor şu bir gerçek ki, 2. Lig’de efendiler…

Yani Süper Lig’de yok…

  1. Lig’de yok…

Şimdi üstüne üstlük AKS TV’ de yok!

Durun durun AKS TV Küme düşmedi!

TAMAMEN KAPANDI!

En azından Yılport Samsunsporumuz üst liglere çıkmak için büyük mücadele veriyor…

Buradan söz veriyorum…

“Televizyonculuk hayatıma son vermiştim. Yeni bir Ulusal televizyon açılırsa, yılların vermiş olduğu tecrübem, deneyimim ve ustalığımla program yapmaya başlayabilirim. Çünkü biz Samsunluyuz. Bu memleketin evladıyız. Görev verilirse de bu görevden kaçmayacağımızı tüm Samsun kamuoyuna saygılarıma arz ederim.”

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ