Bafra Havadis – Bafra Haber, Asayiş, Spor

HADİ SIKIYSA SERVETİNİZİ DE MEZARA GÖTÜRÜN!

İBRAHİM ALAÇAMLI YAZDI..

Sevgili okurlarım…

Burası Türkiye…

Ve Türkiye’de olduğu gibi tüm İslam aleminde, Müslümanların Ramazan Bayramı halen devam ediyor.

Biz şimdi kendi İlçemiz olan Bafra’dan söz edelim…

Bizler ve sizler geçmişte büyüklere, akrabalara, dostlara ailece gider, bayramlaşır, hoş sohbetler yapardık.

Kutsal aylarda dargınsak veya kırgınsak, küs olduğumuz insanlarla merhabalaşır hatta bayramlaşır, kucaklaşırdık.

O zaman ayrı bir güzellik vardı…

Büyükler küçüklere, gerekli duyarlılığı gösterir, küçükler de büyükleri gördükleri yerde hem ellerini öper hem de onlardan harçlık beklerdi…

Tanımadığımız evlerin bile Bayramlarda kapılarını çalar, ellerini öper, şeker beklerdik…

Kimin kapısını çaldıysak, biz çocukları güler yüz ve hoş görü ile karşılarlar, başımızı okşarlar, bizlere hem harçlık hem de şeker takdim ederlerdi.

Çok sevinirdik…

O kadar sevinirdik ki, evimize geldiğimizde paralarımızı sayar, verilen harçlıkları ne hikmettir kumbaramıza koyardık…

Para biriktirirdik…

Kendi kendimize şöyle derdik;

“Acaba Kurban Bayramı ne zaman gelecek?”

Çünkü İslam Aleminin iki kutsal Bayramlarının ilki Ramazan, bir diğeri de Kurban Bayramı idi…

Şimdi ise iki ay sonra, Kurban Bayramı gelecek…

Sözüm o ki, şimdi bakıyoruz da, o bayramlardan, o güzelliklerden, o samimiyetten eser kalmamış…

El öpen çocuk dahi göremiyoruz…

Ne oldu bize?

Biz neden manevi değerlerimizi kaybettik?

Niçin ruhumuz karardı?

Neden katı birer insan olduk?

Nereye gidiyoruz?

Merhamet duygularımız nerede?

Sevgili okurlarım…

Maneviyatın olmadığı, hoş görünün olmadığı toplumlar, her zaman SÜRÜNMEYE MÜSTEHAKTIR…

Şimdilerde büyük küçüğe, küçük büyüğe saygı ve sevgi göstermiyor…

Hatta öyle bir ortamdayız ki, çocuklar dahi ki duyuyoruz; anne babalarına SAYGISIZLIK YAPIYOR…

Onları dinlemiyor…

Hatta onları beğenmiyor…

Ne günlere kaldık…

Şimdi diyorlar ki;

“Ekonomik sıkıntı had safhada!”

Şimdi sizlere soruyorum;

“Bu bereketsizlik sizce nereden kaynaklanıyor?”

Ben bu soruyu sizlere sordum…

Bir dakika düşünün “Sizler de bu soruyu tüm samimiyetinizle kendinize sordunuz mu?”

Sevgili okurlarım…

Ekonomik durumu iyi olanlar, ne hikmettir alt kesimdekilere hem hoş görü ile bakmıyor hem de yardımcı olmuyor…

Tabi ki olanlar var…

Ne yazıktır ki, bu güzel insanlar AZINLIKTA…

Sevgili okurlarım…

Bazı insanlar, parayı bulduğunda veya bir makama geldiğinde, geçmişini ve sevdiklerini ilginçtir ki UNUTUYOR…

Hatta onları görmezden geliyor…

Hatta “YOK SAYIYOR!”

Halbuki bilmiyorlar ki, “Her birimiz Allah’ın (c.c.) sınavındayız.”

Şöyle geriye bir bakın…

Ne zenginler vardı…

Ne makam sahipleri vardı…

Ne Belediye Başkanları, ne milletvekilleri, ne bakanlar vardı…

Bunların her biri bizim insanımızdı…

İçimizden biriydiler…

“Ne oldum havasına kapılmışlardı!”

Ama gün geldi ki, bir baktık, “Bir çoğu Tsunamiye kapılmışlardı.”

Hatta bunları yolda görenler selam bile vermediler…

Ama bunlar halen gördüğümüz kadarıyla, DERS ALMAMIŞLAR!

Sevgili okurlarım…

İnsan duygulanıyor…

Burası Bafra…

Nüfus her ne kadar göç verdiyse de bir o kadar göç aldı…

Öyle bir göç aldı ki, Bafra’nın nüfusu 150 bine dayandı…

Onlarca gencimiz İŞSİZ…

Anne babalarının ellerine bakıyor…

İşsiz gençler Avare gezdikleri için, kötü yollara düşebiliyor…

Uygunsuz işler yapıyor…

Bu gençlerimizi çevremizde gördüğümüzde bunlara bir çoğumuz, TEPKİ gösteriyor hatta nefretle bakıyoruz…

Bana göre ÇOK YANLIŞ!

Bu delikanlıların, bu gençlerin aslında her biri PIRIL PIRIL ana baba evladı…

Ne yapsınlar…

Bunalıma girmişler…

Liseyi bitirmişler…

Üniversiteyi bitirmişler…

Fakülteler okuyup mezun olmuşlar…

Diplomalarını evlerinin duvarlarına asmışlar…

Şimdi sizlere soruyorum;

“Bu çocuklar neden okudu?”

Yazık değil mi bu gençlere?

Yazık değil mi bunları bin bir güçlükle okutmaya çalışan, yemeyip yediren, arkadaşlarından geri kalmasın diye onlara üst baş alan anne babalara…?

Neden bunlar gündeme getirilmiyor?

Bakın…

Ben siyaset yapmıyorum…

Beni hiç ilgilendirmez…

2004’te bu düşünce ile Belediye Başkan adayı oldum…

Ama Partim zayıf olduğu için Seçimi kazanamadım…

Benim idealimde bu sahipsiz gençlere sahip çıkmak vardı…

Allah (c.c.) nasip etmedi…

Hayırlısı olsun…

Ben siyasete noktayı 2004 yılında koydum…

Benim işim değilmiş…

Ben gazeteciyim…

Yıllardır Bafra’nın bir evladı olarak, karınca kararınca insanıma hizmet vermeye çalıştım…

Allah kabul eder inşallah…

Şuna inanın, hiçbir zaman insanlara yukarıdan bakmadım!

Kibir yapmadım…

Hoş görü ile yaklaştım…

Vatandaşlarımız bana geldiğinde sorunlarıyla ilgilenmeye çalıştım…

Ama arkamda Devlet gücü yoktu…

Eş dostlarımın destekleriyle insanlara yardım etmeye çalıştım…

Tekrar ediyorum…

“HAKKIM VARSA DA HAKKIM HELAL OLSUN”

Her birimiz ölümü tadacağız…

Zenginlik, mal, mülk, makam, evlat, aile ve dostlarımızı terk edeceğiz…

Kabirde Allah ile baş başa kalacağız…

Bu dünyada “NE EKTİYSEK, ONU BİÇECEĞİZ”

Hatta o karşımıza çıkacak…

Bunlara hazır olalım…

Hiç dikkatinizi çekmiyor mu;

Bafra Belediye hoparlörlerinden hemen her gün ÖLÜM ilanları duyuyoruz.

En azından “Tanısak ta tanımasak ta duyduğumuzda rahmetle anıyoruz”

Tanıdıklarımızın da cenazelerine bizzat katılıyoruz…

Görüyoruz…

Kabre evlatları ve yakınları tarafından konuluyor…

Üzerine toprak atılırken, imamlar “Yasin-i Şerif okuyor”

Daha sonra ölen kişi ile ilgili dua okunduktan sonra, herkes evinin ve iş yerinin yolunu tutuyor…

Sadece 1 kişi kalıyor…

O da İMAM…

Ne yapıyor bu İmam…

Son kez merhum veya merhume için ayeti kerimeleri okuyor, duasını ediyor oda kabirden ayrılıyor…

Bir rivayet ölen kişi, gelen kişilerin ayak seslerini duyuyormuş…

Hatta yine bir rivayet, Ölen kişi imam baş ucunda ayetleri okurken, “Uyanıyor, bir bakıyor kabirde. Ben ölmüşüm diyor.”

İmamlarımız ve hafızlarımız beni hoş görsünler…

Belki yanlış anlatmış olabilirim…

Ama biz böyle duymuştuk…

Sevgili okurlarım…

Nefes alıp veriyoruz…

Yaşımız kaç olursa olsun, hayat devam ediyor…

Ama Azrail her birimizin kapısını “HER AN ÇALABİLİR”

Benden tavsiye;

“Giderayak insanlara, çocuklara, yoksullara hoş görü ve sevgi ile yaklaşalım. İmkanımız varsa yoksullara yardımcı olalım. İnanın o insanları sevindirirsek, Hekime gitmiş gibi sağlığımıza kavuşacağız. Maneviyatımız tavan yapacak.”

Yoksa bu paraları Han ve Apartmanları, dükkanları, tarlaları, arabaları, gemileri, helikopterleri ve uçakları daha ziyade altınları Mezara götüremeyeceğiz…

Zaten izin vermezler…

Tekrar etmem gerekirse;

Bir kez daha Mübarek Ramazan Bayramı dolayısıyla, Küçüklerin gözlerinden, Büyüklerin Ellerinden Öperim…

Esen kalın…

 

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ