Sönmezler Fırın
Bafra Havadis – Bafra Haber, Asayiş, Spor

HAMALI TOKMAKLARLA DÖVMÜŞLER…

İbrahim ALAÇAMLI yazdı…

HAMALI TOKMAKLARLA DÖVMÜŞLER…

Sevgili okurlarım…

Günümüzde her birimiz, sağlıklı yaşayabilmek, rızkımızı helal yoldan kazanabilmek için tabiri caizse 7/24 çalışıyoruz.

Hem öyle bir çalışıyoruz ki, çalışırken gözümüz bazen kimseleri görmez oluyor.

Buna mecburuz…

Allah (c.c.) herkese bol rızık, helal rızık, bereketli rızık nasip eylesin…

Sevgili okurlarım…

Bugün ki yazımı lütfen sonuna kadar pür dikkat okuyunuz…

 

HİÇ ÖLÜMÜ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ?

Başlığı gördünüz…

Soruyorum…

Zaman zaman da olsa hiç ölümü düşündünüz mü?

Veya aklınıza geliyor mu?

Bu, mutlaka bir gün gerçekleşecek…

Hani bir söz vardır;

“ İNSAN ÖLECEĞİNİ BİLSE, MEZARINI KAZAR “

Konu ölümden açılmışken, bakın sizlerle yıllar önce bir büyüğümden dinlediğim sohbeti paylaşmak istiyorum.

“ Adamın biri çok zenginmiş.

Dört tane de evladı varmış…

Bir gün evlatlarını yanına çağırarak, onlarla Kabir öncesi bir şeyler konuşmak istemiş…

Evlatları gelerek babalarını dinlemeye başlamışlar…

Baba hasta yatağında son günlerini yaşıyor…

Veya son dakikalarını…

Evlatlarına şöyle demiş;

“ Evlatlarım, Ben babanız olarak siz evlatlarımın hatta torunlarımın geleceği ile ilgili hem para hem de gayrimenkul bıraktım…

Babanız olarak dünyalığınızı yapmış olarak gözümü yumacağım…

Ancak Ben, her birinizin hem Kabir’ini hem de Ahiretini düşünüyorum…

Bu nedenle sizlerden çok önemli bir isteğim olacak…

Bunu mutlaka yerine getirmenizi istiyorum. “

 

EVLATLARI PÜR DİKKAT BABALARINI DİNLİYOR…

Evlatları pür dikkat babalarını dinledikten sonra;

“ Babacığım kendinizi yormayın.

Siz inşallah daha çok yaşayacaksınız.

Böyle konuşmayın. “ cevabını verirler…

Baba ısrarla evlatlarına kendisini dinlemelerini vasiyet ederek, şöyle der;

“ Evlatlarım…

Ben vefat ettikten sonra, sizler bana son vazifenizi yani evlatlık vazifenizi yerine getireceksiniz.

Sizlerden ricam, beni mezara gömdükten sonra cemaat ve siz oradan ayrılacaksınız.

Cemaat gittikten sonra siz dört kardeş, tekrar mezarımın başına gelerek hemen yanına kazma ve kürekle bir mezar daha kazın.

Ve de bunu hava kararmadan yapın…

Daha sonra bir vatandaşı bulun…

Ona bir küp altın verin ve deyin  ki;

‘ Sen sadece bu akşam babamın mezarının yanı başında mezarın içinde sabaha kadar yatacaksın. Biz senin üzerini toprakla kapatacağız. Ancak Hava alabilmen için bir hortum uzatacağız. Tek ricamız sorgu meleklerinden Münker ve Nekir melekleri babamıza Ahiret soruları soracak veya değişik sorular soracak. Sen babama ne sorulmuşsa bize anlat ki, biz de öldükten sonra bunu öğrenelim ve ona göre cevap verelim. ‘ demişler.

Netice de babaları vefat etmiş…

Çocukları vasiyet üzerine bir küp altın karşılığında bir adam bulmuşlar..

Mezara sokmuşlar…

Hava alsın diye de, mezarın içine hortum uzatmışlar…

Tabi bu arada hava kararır…

Merhumun oğulları evlerine giderler…

Babaları mezarda ölmüş, hemen yanında bir küp altın karşılığında canlı bir insan yatıyor…

Görevi babası sorgulandığında konuşmaları dinleyecek ve de evlatlarına bilgi verecek…

Hava biraz daha kararıyor ve sorgu melekleri Münker ve Nekir babalarının yattığı mezara sorgulamak için gelirler…

Tam sorgu başlayacaktı ki, bir bakarlar ki yan mezarda onlara CÖM CÖM bakan bir kişi…

Melekler, birbirlerine sorarak “ BİZİM PROGRAMDA SADECE BU ÖLEN KİŞİ VAR. YAN MEZARDAKİ PROGRAMDA YOK. BU NEDEN GELDİ? İSTERSEN BU MERAKIMIZI GİDERİP ÖNCE YAN MEZARDAKİNİ SORGULAYALIM. “ demişler.

Sorgu meleklerini karşısında gören vatandaş korkudan tir tir titremeye başlamış…

Melekler vatandaşa şöyle demişler;

“ Sen hiç hesapta yoktun. Nereden çıktın?

Hazır gelmişken seni bir sorgulayalım.

Hani sen yıllar önce hamallık yapmak için bir URGAN almak istemiştin.

Ancak bir liran yetişmemişti.

Satıcı da sana urganı vermemişti.

Sen urganı alamamanın üzüntüsü ile dışarı çıkmıştın.

İşte o anda yerde 1 lira bulmuştun.

Çok sevinmiştin..

O bulduğun bir lirayı helal paranın yanına katarak, dükkana giderek urganı almıştın.

Hele önce buradan başlayıp o elde ettiğin bir liradan başlayalım “ diyerek TOKMAKLARLA bizim altıncıya başlamışlar girişmeye…

Tabi bu azabı daha ölmeden yaşayan altıncı, mezardan can havliyle öyle bir kaçmış ki, tutana helal olsun…

 

BAKIN ERTESİ GÜN NELER OLMUŞ…

Aradan bir gün geçiyor…

Sabah oluyor…

Merhumun evlatları telaşla babasının mezarının yanına gidip, o kişinin o gece sorguda duyduklarını öğrenmek isterler…

Ancak mezarın başına geldiklerinde mezar boş ve içinde hiç kimse yok

Aradan zaman geçer…

Merhumun evlatları, bir gün bu kişiyi çarşıda bularak şöyle derler;

“ Yahu kardeşim sen nerelerdesin?

Biz yanık yanık seni arıyoruz…

İşte küp altının…

Sadece bize o gece mezarda olup bitenleri anlat… “ dediklerinde,

O kişi;

“ Yahu siz ne diyorsunuz?

Ben daha bir liranın, haram bir liranın hesabını veremedim.

Siz kalkmışsınız bana hakkım olmayan bir küp altını vermeye…

İstemiyorum kardeşim…

Ben öldükten sonra sizlerden bu küp altını alırsam, bunun HESABINI NASIL VERİRİM “ demiş…

Şöyle dua edelim sevgili okurlarım…

“ Ya Rabbi, bize ne vereceksen hayırlısını ver.

Bir ekmek te olsa hayırlısından ihsan eyle… “

İşte böyle sevgili okurlarım…

Esen kalın…

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ