Bafra Havadis – Bafra Haber, Asayiş, Spor

TAPU MÜDÜRÜNÜN KELLESİNİ KOPARTTILAR

Yorum/İbrahim Alaçamlı

TAPU MÜDÜRÜNÜN KELLESİNİ KOPARTTILAR

Tapu müdürü kimdir? Osmanlı’da tapu müdürü için ‘ser verip sır vermeyen kimliği olanlara’ denilirdi.

Bakın burası çok önemli…

Tapu müdürü Ser verip, sır vermiyor.

Ser ne demek? ‘Baş demek, yani kafa’

Sır ne demek? ‘Ketum, yani ağzı sıkı’

Hele de bu, tapu müdürü olursa…

İşte geçmişte tapu müdürleri böyleymiş…

Geçtiğimiz günlerde çok sevdiğim değerli bir arkadaşım ve aynı zaman da bir kardeşimle sohbetimizde, kardeşim bu konuyu bana açtı ve anlatı.

Anlatırken de, o günleri yaşarmış gibi ifade edip, gözleri dolu dolu oldu.

Ben de çok etkilendim, hem de çok duygulandım.

İstedim ki; bu anlatılan sadece o kardeşimle benim aramda kalmasın, bu konuyu siz saygıdeğer okurlarımla da paylaşayım.

 

SERVER DEDE’DEN BAHSEDELİM

Eski devirlerde meslek gruplarının bir evliyası olduğu söylenilir.

Devlet memurlarının da bir evliyası vardı.

Adı ‘Server Dede’ idi.

İstanbul’da Sultanahmet meydanında bugün tapu ve kadastro İstanbul bölge müdürlüğünün bahçesinde bulunmaktadır.

Server Dede’nin mezarı geçmişte Osmanlı döneminde bilhassa Osmanlı memurları tarafından Evliya türbesi olarak görülür ve memurlar işe başlarken ilk önce Server dede’nin kabrini ziyaret eder, dua ederlerdi.

 

BÜROKRASİNİN ADI ‘KALEMİYE’ İDİ

Osmanlı imparatorluğunda bugünkü ‘bürokrasinin” karşılığı “kalemiye” idi.

Ama kırtasiyecilik manasına gelmezdi.

O devirlerde çok sayıda memur çalıştırılmadığı ve devlet daireleri çok saygın olduğu için memurluğa imrenilerek, gıpta ile bakılırdı.

O dönemlerde memuriyet, zaten herkesin girebileceği bir iş de değildi.

Zira padişahlıkta olduğu gibi, babadan oğla geçerdi.

Ayrıca yine o devirlerde genellikle Türkler memur olurlar ve devşirmelerle gayrimüslimlere memuriyet kapısı kapalı tutulurdu.

 

USULSÜZ İŞ YAPAN, RÜŞVET ALAN MEMURLARA EMİR ÇIKMIŞTI

Server Dede’nin bürokraside tapu müdürü olarak ser verip, sır vermemesi Osmanlı arşiv belgelerine bile yansımıştı.

Zaman’ın padişahı 18. Yüzyıl’ın sonlarında usulsüz iş yapıp, rüşvet alan memurlara hitaben yazdığı bir emir ile “Defterhane memurlarından bazılarının önemli miktarda geliri olduğu halde iş sahiplerine ser vermek olur, sırrı açığa vurmak olmaz” diye ölümü göze alan ve bürolarının bahçesinde gömülü bulunan Server Dede’nin koyduğu kuralların aksine rüşvet aldıkları öğrenilmiştir.

Dedelerinin görev sadakatinden utanmaları gereken bu memurlar, yakalandıkları takdirde cezalandırılacaklardır”  deniliyordu.

Söz konusu müdürlük binasının arka tarafına geçerseniz, bir incir ağacının altında 1748 tarihli enteresan bir mezar görürsünüz.

Mezarın baş tarafındaki kitabede buradan yatan kişinin ‘Ser verip sır vermeyen Server Dede’ olduğu, ‘davasına ve sırrına sahip çıkıp, bu uğurda öldüğü ve bu yüzden Defter-i Hakani binasının avlusuna gömüldüğü’ yazısını görürsünüz.

 

GELELİM SERVER DEDE’NİN KELLESİNİN ALINMASINA

Vazifesi uğrunda can verip, memurların evliyası olan Server Dede’nin tapu kadastro müdürü iken hikayesi çok ilginçtir.

Görevine çok bağlı bir defter emini, yani Defterhane’nin amiri olan Server Efendi, kayıtların muhafazasına ve herhangi bir suiistimale meydan vermemek için tapu kadastrodaki defterlerin dışarı çıkarılmasına kesinlikle izin vermezdi.

  1. asrın sonlarına doğru, Anadolu’da ki iki kasaba arasında meranın paylaşılamaması yüzünden ihtilaf çıktığı ve çatışma ihtimali bulunduğu haberi alınmış, haber saraya aks edince dönemin padişahı Birinci Mahmud arazilerle ilgili defterleri istemiş, fakat hiç ummadığı bir cevap ile karşılaşmıştı:

 

SERVER DEDE DEFTERLERİ VERMEDİ “HÜNKARIM BENİ AF BUYURSUNLAR” DEDİ

Server Efendi, ‘Fatih Sultan Mehmet Hazretleri’nin koyduğu kanuna göre Defterhane’den yani tapudan gece vakti defter çıkarılması men edilmiştir’ demiş ve ekleyerek gelenlere; “Hünkarım beni af buyursunlar, defteri gece dışarı çıkartamam” karşılığını vermiş.

 

PADİŞAH ÇOK KIZARAK GAZABA GELMİŞ

Server Efendi’nin bu cevabı karşısında defterleri almaya gelenler hem şaşırmışlar hem de çok olmuşlar.

Ve Server Efendi’nin bu sözlerini birinci Mahmud’a yani padişaha aynen aktarmışlar.

Bu cevabı alan Padişah, gazaba gelerek “Bir padişah’ın emrine karşı gelmek mi? Bu küstah defter emininin idam olmasını istiyorum. Alın kellesini” demiş.

Sabahleyin huzura kabul edilen Sadrazam, defter emininin böyle davranmakta haklı olduğunu söyleyince, padişah bir gece önceki emrinin yerine getirilmemesi için yeni bir ferman göndermiş.

 

AMA İŞ İŞTEN GEÇMİŞ SERVER EFENDİ’NİN KELLESİ KESİLMİŞTİ

Padişah Sadrazam’ın bu sözlerinden o kadar etkilenmiş ki, idam’ın durdurulması için yeni bir emir vermiş.

Ancak ne var ki iş işten geçmiş ve Server Efendi’nin kellesi ilk fermanla birlikte kesilmişti.

Birinci Mahmud yaptığına pişman olmuş ve görev kurbanı defter emininin, Defterhane’ye gömülmesini emretmiş.

İşte o mübarek evliya olarak nitelendirilen Server Efendi’nin mezarı o günden sonra Defterhane’de görev yapan memurlar için kutsal bir yer gibi kabul edilip, efsaneleşmiş.

İşte bu nedenle Server Efendi, tapu kadastro da memurların evliyası sayılırdı. Daha da önemlisi Server Efendi’nin ölümünden sonra, göreve yeni başlayan memurlar Server Efendi’nin mezarını ziyaret ediyor, bu ziyaret yapacakları işin önemini kavramalarına yardımcı oluyordu.

Bu nedenle rüşvet alan memurlar, Server Dede’nin mezarının önünden çekinerek ve yüzlerini yere eğerek geçerlerdi.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ