Bafra Havadis – Bafra Haber, Asayiş, Spor

“SAKIN ŞAHSİ YAKINLIK VE TESİR ALTINDA KALARAK AKRABAN DAHİL HİÇ BİR KİMSEYE VAZİFE VERME.”

“SAKIN ŞAHSİ YAKINLIK VE TESİR ALTINDA KALARAK AKRABAN DAHİL HİÇ BİR KİMSEYE VAZİFE VERME.”
  • Genel
  • 13 Mart 2015
  • 0 YORUM
  • 383 KEZ OKUNDU

Sevgili okurlarım, ne idik, ne olduk, ne olacağız. Bunu kim bilebilir?

İnsan öleceğini bilse, mezarını kazar derler ya. Yaşamımız boyunca ömrümüz mücadele ile geçti. Her birimiz önce ailemize daha sonra vatanımıza ve milletimize nasıl faydalı olurum ile geçti. Peki biz birer birey olarak aile efradımıza, dostlarımıza, vatanımıza ve milletimize ne kadar faydalı olabildik?

Sevgili okurlarım, hayat hiç kuşkusuz engebelerle dolu. Ne kadar iyi niyetli olursanız olun, ne kadar saygılı ve hoş görülü olursanız olun, mutlaka her defasında karşınıza engeller çıkacaktır.

 

AMA YILMAMALIYIZ

İnsan başarıyı yakalayabilmek için bir takım mücadeleler içerisine girmeli. Başarı yolunda yürürken sizlerden çok rahatsız olan olacaktır. Pes etmeyelim, biliyor musunuz sizin karşınıza bu engelleri çıkartanlar sizin geleceğinizden korkan NAMERTLER’dir.

Bunlar her zaman olacaktır. Başarıyı yakalamak istiyorsak, yan gelip yatmamak istiyorsak, bu vatana ve millete lider olmak, hizmet etmek istiyorsak BARİKATLAR bizi yolumuzdan alı koymamalı. Yani yılmamalıyız. Zaten istenilende sizin ve bizim yılarak korkarak çark etmemizi bekleyenlerdir.

 

ÖLEN BİR KİŞİNİN ANIT MEZARINDA YAZILAN VASİYETİNİ OKUDUM

Bu anıt mezarda sizlerinde pür dikkat okumanızın gerektiğine inandığım için bu alıntıyı alarak, sizler ile paylaşmak istedim.

Şöyle yazıyor anıt mezarda, “Genç ve hürken, düşlerim sonsuzken çevremdeki her şeyi değiştirmek isterdim, dünyayı bile. Yaşlanıp akıllanınca, dünyanın değişmeyeceğini anladım.

 Ben de düşlerimi azaltarak sadece memleketimi değiştirmeye karar verdim. Ama o da değişeceğe benzemiyordu. İyice yaşlandığımda artık son bir gayretle sadece ailemi, kendime en yakın olanları değiştirmeyi denedim.

 Ama maalesef bunu da kabul ettiremedim. Şimdi ölüm döşeğinde yatarken birden fark ettim ki, önce kendimi değiştirseydim, onlara örnek olarak ailemi de değiştirebilirdim. Onlardan alacağım cesaret ve ilhamla memleketimi daha ileri götürebilirdim.

 

DEĞİŞMEYEN TEK ŞEY DEĞİŞİMDİR

Değişimin doğasında dünya ile birlikte insan oğlu’nunda değişime kayıtsız kalamayacağı, mutlak bir gerçekliktir. İşte bu noktada insanın, yani bireyin akıl ve mantık ölçülerini ‘gerçeklik’ süzgeçinden geçirerek değişime önce kendisinden başlaması gerekir.

Değişmeyen tek şeyin ‘değişim’ olduğu bir dünyada hepimiz bir şeyleri değiştirmeyi isteriz. Neleri, niçin ve kimin için değiştireceğimizi de biliriz, fakat bir türlü hiçbir şeyi ve hiç kimseyi değiştiremeyiz. Neden?

 

ÖRNEK ALINAN LİDERLER

Dünyanın tüm insanları tarafından sevilen, sayılan, yeryüzünün bütün halkları tarafından özenle takip edilen, örnek alınan özellikle geçmişteki liderler, birilerinin veya bir şeyleri değiştirmenin yolunun kendi iç dünyalarını değiştirmekten geçeceğini çok iyi bilirler.

Onlar politikacı değillerdir; politika üstü devlet adamlarıdır, önderlerdir. Sadece bir topluluğu değil; tüm yeryüzünü insanlarını düşünmüşler, bu uğurda erdemlilik mücadelesi vermişlerdir.

Lider olan insan ERDEMLİ olan ve ERDEMLİLİK mücadelesi veren insanlardır.” Bu anlamlı mücadeleyi vermiş olan liderler, zaman zaman horlanmışlar, kabul görmemişler, cefaya maruz kalmışlar, fakat yılmamışlar, pes etmemişlerdir.

 

İÇ DÜNYALARINI DEĞİŞTİREMEYEN BAŞKALARINI DEĞİŞTİREMEZ

Bir şeyi değiştirmek için, değişecek tek şeyin önce kendisi olduğunu bilen kişi gerçek LİDERDİR. İç dünyalarını değiştiremeyen insanlar, başkalarını da değiştiremezler.

Küçük insanlar ellerine imkan geçtiğinde EMRETMEYİ ÇOK SEVERLER. Emirler, itaatler, komutlar sanki hep bu küçük insan için yaratılmıştır.

İş yaptırmanın emir yoluyla gerçekleşebileceğini sanan küçük adamın bir özelliği de bu yolu denerken iyice zalimleşiyor olmasıdır.

Zalimlik yaparak itaat bekleyen bir idareci zayıf karakterli ve aciz iradelidir. Tıpkı öğretmenin yolunu dayaktan geçtiğine inanan bir öğretmen gibi.

Küçük insanların küçük davranışları da kendilerinde olan akıl ve iradelerinin yine kendileri tarafından değil de, başka mekanizmalar tarafından idare ediliyor olduğunu gösteren bir alarmdır.

 

KONUŞAN İNSAN ANLATTIKLARINI BENLİĞİNDE YAŞAMIYORSA

Ortada olmayan bir ağacın meyvelerinin taksimini yapıyor demektir. Kim inanır böyle bir insanın paylaşımına?

Bir değiş vardır “ANCAK KALPTEN ÇIKANLAR KALBE GİDER; AĞIZDAN ÇIKANLAR BİR KULAKTAN GİRER, DİĞER KULAKTAN ÇIKAR.”

Halbuki Hz. Ali emrindeki valilere ne demiş “KİMSESİZİN, KİMSESİ OLACAKSINIZ.” ve devam etmiş “HALKTAN BİRİLERİ YANINIZA KORKARAK GELMEYECEK, SİZİNLE KONUŞURKEN DİLİ SÜRÇMEYECEK.” Başka ne demiş Hz. Ali? “SAKIN ŞAHSİ YAKINLIK VE TESİR ALTINDA KALARAK AKRABAN DAHİL HİÇ BİR KİMSEYE VAZİFE VERME.

 

Hoşçakalın..цена загранпаспортапутевки на шри ланку в декабрепродвижение сайтов в google бесплатномототерравирусный герпес

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ